16 Nisan 2012 Pazartesi

KAHRAMAN POLİS

Varlığın ülkeme huzur veriyor ,
Asayiş seninle berkemaldir,
Kavgalar biter , huzur geliyor
Adaletin bekçisi kahraman polis .

Kanunun yolundan gider ,
Bıkmadan zamanla yarışır,durur,
Gündüzünü, gecesine katar,çalışır,
Adalet bekçisi kahraman polis.

Öyle zor şartlarda görev yapar,
Bir güven verir biz insanlara,
Kimi şehit olur,vatan için genç yaşında,
Adalet bekçisi kahraman polis .

Kimine azrail olur kimine hızır ,
Kim imdat isterse, yardıma koşar,
Masuma kol gerer, suçluyu yakalar,
Adalet bekçisi kahraman polis.

Her türlü olaya korkmadan çözer,
En büyük engelleri aşar birer birer,
Vatan ve  millet  sevgisiyle doludur,
Adalet bekçisi  kahraman polis .

Dertlerimize derman olur,acımıza ortak,
Bizim de açıktır,sizlere kapımız ,
Hep aynı milletin çocuklarıyız,
Adalet bekçisi kahraman polis

Yetmiyor seni  övmeye kalem ve kağıt,
Yakılmasın  adına dillerde ağıt ,
Sen de mutlu ,mesut yaşa ,yasını dağıt ,
Adalet bekçisi kahraman polis

POLİS

Görevini severek yapar,
Bizi korumakdır görevi,
Onun işi polislik mesleği,
Görevi ona çok yakışır

1 saat değil, 24 saaat çalışır,
Canla, başla işini yapar,
çünkü güvenlik görevidir,
Yaşasın ,polisler yaşasın.

Gerektiğinde canını verir,
Bizi güvenliğimiz ondan sorulur,
Suçluları yakalar,garibi korur,
Adaletin temsilcisi polisler.





KAHRAMAN POLİS AMCA

Kollarsın, sen yurdumuzu ve bizi,
Korursun demokrasi ve  Cumhuriyeti,
Göze almışsın ,vatan için  ölmeyi,
Gönüllerin kahramanısın,polis amca.

Suçluları tek tek yakalarsın,
Suçsuzları arka çıkarsın,
Güvenliğimizi sen sağlarsın ,
Sen bizim kahraman polis amcamsın.

Yeminle başladın 1845'de,
Bu ülkeyi sen korursun böyle,
Görevini yaparsın canla ,başla,
O gün ve bugün çalışırsın ,
Kahramansın  polis amca.

BEN POLİSİM

Ben Türk  Polisiyim,
Cennet Vatanımda,
Asayişi korumak benim görevim,
Vatandaşım rahat ve mutluysa
Ben de rahat ve mutluyum.

Ben Türk  Polisiyim,
Milletimizin güvencesiyim,
Hoşgörülü ve sevencenim,
Milletim rahat uyusun.
Huzuru sağlamak görevim.

Kim ki kanun tanımaz,
Halkımın huzurunu kaçırır,
Sorumsuzca davranırsa,
Dikilir karşısına,hemen dur derim,
Demokratik ve özgür ülkemde,
Dirlik,düzenlik olsun isterim.

Ben Türk Polisiyim,
Gecem ve gündüzüm olmaz benim,
Yaz ve kış, dinlemem  yaparım görevimi ,
Vatandaşım huzur bulsun,
Budur benim düğün ve bayramım.

Ben tüm gücümü halkdan alırım,
Demokrasi ve özgürlük,
Karakterimdir, benim.
Geleceğe güvenle bakmak,
Hakkıdır ,her ferdin.


Ben Türk polisi'yim
Vatanımın huzuru için yaralandım,
Kimi gözümü,kimi elimi verdim,
Sakatlandım,yılmadım,
Her güçlüğe göğüs gerdim,
Gerektiğinde canımı verdim.

Ben  Türk Polisiyim,
Yüzaltmışyedi (167) yıldır,
Barış ve Özgürlük için çalışıyorum,
Gururluyum,başım yukarda,
İnsana,insan gibi davranmak,
Güvenliği vermek tek  savaşım.

Ben Türk Polisiyim,
Halkıma hizmet amacım,
Yurduma güven veririm,
Yurdum sen rahat uyu,
Başınızda biz bekleriz,
Merak etmeyin siz,
Asayiş, berkemaldir amirim.

15 Nisan 2012 Pazar

10 NİSAN

1845'de kurulduk biz ölümsüzlüğe,
O gün yemin ettik tüm yüreğimizle,
Koruyacağız asayişi ve cumhuriyeti,
Vatan uğrunda gerekirse şehit düşeceğiz.

Canımız feda olsun,bu yurdumuza,
Can vereceğiz,karşılık beklemeden,
Ya şehit olacağız,ya da gazi düşünmeden,
Biz Türk Polis'iyiz canla,başla çalışacağız.

POLİS HAFTASI


İLK POLİS TEŞKİLATININ KURULUŞU (10 Nisan 1845)
1845 tarihi, Türk Emniyet Teşkilatı açısından önemli bir noktadır. Çünkü bu tarihe kadar zabıta olarak nitelenen teşkilat; 10 Nisan 1845 (12 Rebiü’l Evvel 1261)’den itibaren polis adı altında hayata geçmiş ve Emniyet Teşkilatının kuruluş günü olarak kabul edilmiştir.
Yeniçerinin ortadan kaldırılmasından sonra, başkentte ve eyaletlerde zabıta hizmetleri eskisiyle kıyaslanmayacak derecede gelişmesine rağmen; bu hizmetler karışık ve ayrı ayrı kurumlara bağlı olarak yürütülmekteydi. Teşkilat ve yürütme alanındaki bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla ilk defa 10 Nisan 1845’te İstanbul’da ilk polis teşkilatı kurulmuş, görevleri de yine aynı tarihte yayımlanan Polis Nizamnamesinde belirtilmiş ve bu durum yabancı elçiliklere de bir yazı ile bildirilmiştir.

Bu nizamnamede polis teşkilatının kuruluş amacı, belde güvenliğini sağlamak olarak belirtilmiştir.

Bu çalışmalara rağmen, karışıklık devam etmiş, İstanbul’da polis hizmeti; Yeniçeri Ağası yerine geçen Serasker, İhtisap Ağası ve Polis adını taşıyan teşkilatlar tarafından yürütülmüştür. Taşrada ise güvenlik hizmetleri, Sipahilerden oluşan zaptiyelerle ve Asakir-i Mansure alaylarıyla yürütülmüştür.

POLİS
Polis terimi, kökeni Yunanca ve Latince olan bir kelimedir. Yunanca politika, Latince politika kelimelerinden türemiştir. Eski Yunanlılar kendi şehir devletlerine polis ismini vermişlerdir.
Polis kelimesi ıstılah! Olarak, kuruluşu bulunduğu yerde kamu düzen ve güvenliğini koruyan, yasaların adil ve eşit bir şekilde uygulanmasını sağlayan teşkilat, kolluk, zabıta, şehirde güvenliği sağlamakla yükümlü kişiler anlamında kullanılmıştır. Polis kelimesinin yerine emniyet deyiminin kullanıldığı da olur.
Polis görevi itibariyle; asayişi, amme, şahıs tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini koruyan, halkın ırz can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin eden, yardım isteyenlere, yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eden, kanun ve nizamnamelerin kendisine verdiği vazifeleri yapan silahlı icra ve inzibat kuvvetidir.

Genel olarak polis, bir ülkenin sükûn, güvenlik ve düzenini sağlamak ve korumakla görevlidir. Bunu yerine getirirken önceden belirlenmiş müeyyidelere uymakla yükümlü ve hükümet tarafından alınan ve yerine getirilmesi istenen kararların icrasını sağlamakla görevlidir.

14 Nisan 2012 Cumartesi

23 NİSAN


Atatürk’ün Türk çocuklarına armağanı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için yazılmış örnek kompozisyonlar.
En güzel 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kompozisyonları, 23 Nisan kompozisyonları, Çocuk Bayramı ile ilgili yazılmış 23 nisan kompozisyonları.
23 Nisan Kompozisyonu-1
Atatürk’ün Armağanı
Tarihimizde büyük yaralar açan Kurtuluş Savaşımızın en zor günlerinde açılan TBMM, herkese bir sevinç haberi olarak müjdelendi. Büyük önderimiz, bu mutlu günü de yarının büyükleri olan çocuklara armağan etti. Bu günden sonra da her yıl 23 Nisan gününü başta çocuklar olmak üzere coşkuyla kutluyoruz.
Yıllardır biz çocukların kutladığı bu gün sadece Türklerce değil tüm dünya çocuklarının coşkuyla kutladığı bir bayramdır. Her yıl bu bayram her ırktan çocukların katılmasıyla sevgi bahçesini andıran bir görüntü oluşturulmaktadır. Bu sayede Atatürk’ün övünerek söylediği “Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir.” özdeyişi doğrulanmış oluyor.
Bu bayramın insanlara verdiği barış mesajı, mesajların en büyüğüdür. Zaten bütün çocukların bir araya geldiklerinde, aralarındaki sevgiyi, alışverişi, barışı simgeleyen en önemli görüntüdür. Bu anlamlı günde bütün çocukların kalplerinin aynı gün, aynı heyecan için çarpması çok gurur verici ve övünücü olsa gerek.
Türk insanlarına düşen görev de 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na yakışır bir gün hazırlamaktır. Bütün okullarda yapılan törenlerle, oynanan oyunlarla ve dünya çocuklarını eksiksiz biçimde ağırlamakla tüm ülkelere örnek olmalıyız. Kısacası Atatürk’e layık olmalıyız.
Ulu önder Atatürk, bu en büyük, en kutsal günlerden olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yaşatmak görevini tüm Türk çocuklarına bırakmıştır. Bizler Türk çocukları olarak bu görevi en iyi şekilde yerine getirmeliyiz. Şeyda Serbest
23 Nisan Kompozisyonu-2
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız, Bizim Bayramımız
23 Nisan bir milli bayramdır.
23 Nisan’da iki bayram birden kutlanır, iki sevinç birden yaşanır. 1. bayram “Milli Egemenlik” bayramıdır. Çünkü 23 Nisan 1920 günü TBMM’nin açılmasıyla Türk milleti egemenlik ve özgürlük haklarını eline almıştır. Artık padişahın değil kendi seçtiği temsilcilerin kararı ile devlet idare edilecektir.
2. bayram “Çocuk Bayramı”dır. Bu bayramı Atatürk Türk çocuklarına armağan etmiştir. Bu sebepten bu bayrama Çocuk Bayramı denir.
Yani 1. bayramla yeni Türk Devleti’nin kuruluşunu hatırlıyoruz. 2. bayramla yarının büyükleri olacak ve yeni Türk Devleti’ni yaşatacak çocukları hatırlıyoruz.
23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı dünyada ilk kutlanan çocuk bayramıdır. Bu da Atatürk’ün çocuklara ne kadar önem verdiğini çok açık bir şekilde anlatmaktadır. Bugün yurdumuza bir çok ülkeden binlerce çocuk, bayramımızı kutlamaya gelir. Bu yüzden Türk çocuğu çok şanslıdır. Birçok savaş sonucu elde ettiği bu bayramı övünçle, gururla onlara anlatır.
Bu bayramda çocuklar çeşitli oyunlar oynarlar, şiir okurlar. Sevinçlerini, mutluluklarını böyle açıklarlar. Ayrıca anne ve babalar çocuklarının marifetlerini görürler ve sevinirler.
23 Nisan günü bazı çocuklar Ankara’ya meclise giderek Başbakanın, Cumhurbaşkanının koltuklarına otururlar. Böylece bir an bile olsa büyük olmanın mutluluğunu yaşarlar. Büyüyünce belki de bu koltuğa ulaşmayı hayal ederler, mutlu olurlar, içten içe Atatürk’e teşekkür eder, sonsuz bir sevgi duyarlar.
Ben bir çocuk olarak bu bayramı kutlamaktan çok mutluyum ve bu bayramı bize armağan eden Büyük Önder Atatürk’e sonsuz bir sevgi duyuyor, ona teşekkür ediyorum. Ebru Aksan
23 Nisan Kompozisyonu-3
Gelecek Biziz
Devleti kuran ve yöneten en üstün gücün millete ait olması demek olan ulusal egemenlik, demokratik ve bağımsız bir Cumhuriyetin temelini oluşturur.
Egemenlik, başka toplumların sömürgeciliği altında olmama, kendi kendine hakim olma durumudur. Yani egemen bir devlet, bağımsız bir devlettir. Başka devletler tarafından sömürülemeyen bir devlettir. Egemen bir millet, yeni doğan bir bebek gibi henüz yolun başında ve doğum gününü kutlayan yedi yaşındaki bir çocuk gibi mutlu, bayram havası içerisinde bir ulustur. Nasıl bir insanın hayatını devam ettirebilmesi için yemesi ve içmesi gerekiyorsa, bir milletin de varlığını sürdürebilmesi için ülkenin bağımsız olması şarttır.
Türk milleti geçmişten bu güne egemenliğini yitirmemiş ve onu kaybetmemek, sahip çıkabilmek için çok zorlu mücadeleler vermiştir. Böylece dünya tarihinde adından sık sık söz ettirerek şerefli bir geçmişe sahip olmuştur. Egemenliğimiz uğruna verdiğimiz en önemli, en anlamlı mücadelemiz Kurtuluş Savaşımızdır. Milli Mücadele’mizin kazanılmasından sonra kurulan Cumhuriyetimiz egemenliğin kişi yada sınıf tekelinden alınıp, millet iradesine verilmesiyle gerçek anlamını kazanmıştır.
Büyük Atatürk, egemenlik sevdasını ulusuna küçük yaşta öğretmeyi amaçlamıştır. Çünkü ağaç yaş iken eğilir. Küçük yaşta egemenliğin önemini kavrayan bir çocuk, büyüyünce egemenliğin devamı için elinden geleni yapacaktır. Bu yüzden Atatürk, 23 Nisan’ı biz çocuklara hediye ederek, bu amacında bir adım daha ilerleyerek gayesine ulaşmayı başarmıştır.
Biz Türk çocukları olarak, Atamızın izini takip edip onun yolundan gitmeli ve egemenliğimiz uğruna canımızı seve seve vermeyi göze almalıyız. Çünkü Milli Egemenlik temeline dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, tarih bilincine sahip gençlikle sağlanır. İsmail Gülmez
23 Nisan Kompozisyonu-4
Çocuk Bayramı
Çocuklar yeryüzündeki en değerli varlıklardır. Toplumların gelecekleridir.
Her yıl 23 Nisan’da kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ülkemiz çocuklarına Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün armağanıdır. Günümüzde bu bayram tüm dünya çocuklarının katılımıyla daha renkli bir çehreye kavuşmuştur.
23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramı olarak kabul edilmiştir.
Ulu Önder Atatürk, biz çocuklara güçlü bir devlet bırakmıştır. Bu çocuklara bırakılan en değerli hazinedir. Mustafa Kemal, arkadaşları ve kahraman Türk halkı bin bir zorluğa katlanarak bu ülkeyi kurtarmışlardır.
Ülkemiz yabancı devletlerce işgal altındaydı. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkmasıyla Türk milletinin kaderi değişti. Dağılmış olan Türk milletini aynı amaç etrafında, bağımsızlık için bir araya toplamıştır. Türk milleti hep birlikte başkomutanlarının önderliğinde tek yumruk olmuş, ülkesini kanının son damlasına kadar savunmuştur. Bütün herkes düşmana karşı bir gün bile boyun eğmeden mücadele etmişlerdir. Bir karış toprağı bile kimseye bırakmamışlardır.
Ulu Önder Atatürk’ün dediği gibi egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir. Güç milletin elindedir.
Türk milletinin istediği zaman aşamayacağı zorluk ve engel yoktur. Bizler Atatürk çocukları olarak, Atamızın bize bıraktığı bu güzel vatanı, Atamızın söylediği gibi “Yurtta sulh,cihanda sulh” ilkesiyle düşmanlara karşı sonuna kadar korumalıyız. Devletimizin dünya devletleriyle rekabet edebilmesi için çok çalışmalıyız.
Savaşlarda en büyük yarayı çocuklar alır. Onlar hep üzülen taraf olurlar. Habersizken, ne olduklarını bilmedikleri bir kurşun çocukları yaralar, sakat bırakır yada öldürür. Bu kadar değerli olan bu varlıklarımıza en büyük armağan olan barışı, sevgiyi vermeliyiz. Savaşı değil!
Atamızın çocuklara armağanı olan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dünyada çocuklara armağan edilen tek bayramdır.Bizler bu günü dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kardeşlerimizle kutluyoruz.
Çocuklarımız bu milletin geleceği, bu milletin yarınıdır. Bu vatan da bizim. Bizim olduğu sürece de elimizden gelen her şeyi yapmalıyız.
“Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.” Çağla Coşkun
23 Nisan Kompozisyonu-5
Bu Benim Bayramım
Özgürlük, tüm canlılar için, çok değerli ve vazgeçilmez bir kavramdır. Bu öyle bir kavramdır ki, uğruna nice canlar verilir. Biz, özgürlük ve egemenlik uğruna canını hiçe saymış, vatan toprağını tüm değerlerden üstün tutmuş bir ulusun torunlarıyız. Bu gururu, bize armağan edilen “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” günlerinde, her yıl onurla ve coşkuyla taşıyoruz.
Atatürk’ün bizlere 23 Nisan 1920 günü TBMM’nin açılmasıyla hediye ettiği Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…. Atalarımızın kanlarını ve canlarını ortaya koyarak kazandıkları zaferler sonucu bize hediye ettikleri bu günün değerini bilmeliyiz. 23 Nisan’da neler yaşanmaz ki… Okullarda yapılan törenlerde okunan şiirler, yazılar, söylenen marşlar, hepimizi çok sevindirir ve coşturur.
23 Nisan’da herkes bize özenle davranır. Annelerimiz, babalarımız, öğretmenlerimiz kısacası bütün büyüklerimiz. Hatta yolda gördüğümüz insanların bile sanki bize bakarken gözleri parlar.
Aldığımız hediyeler, gördüğümüz ilgi, “Keşke her gün 23 Nisan olsa!” dedirtir bize. Ne kadar o gün ayrı bir ilgi olsa da, normalde de insanlar bizlere öyle sevgi dolu bakar aslında. Belki de o gün, biz kendimizi öyle hissettiğimiz için farklıymışız gibi gelir insanların davranışları.
Sevgili Atatürk, bize armağan ettiğin bu bayram bizim özgürlüğümüzdür. Biz Türk Çocukları olarak, bu bayramın, özgürlüğün ve egemenliğin değerini bileceğiz. Erkan Boler