
Yoğun yaşanan aşklar ve sevgiler...
Derin aşklar ve beraber geçirilen kısa ya da uzun yıllar… Tatlı yada acı yaşanmışlar.
Güzel ve en anlamlı izler taşıyan birbirinden değerli anlar ve hatıralar…
Gün gelip yaşanan aşklar bittiğinde; ayrılan çiftlerin bu anılara saygı göstermeleri, ayaklar altına alıp ezmemeleri ve belki de acı çeken yavrucakları düşünmeleri gerekir...
Sebep her ne olursa olsun; güzel başlayan bir ilişki ayrılıkla noktalandığında her iki tarafında suskun kalması, kendi özellerinde yaşadıklarını ölene dek kendilerine saklı tutmaları gerekmez mi?
Elbette yaralanan, darbe alan bir yürekten daha tehlikeli bir şey olamaz. Ama ayrılık acısıyla, intikam hırsıyla, öfke ve biriken kinle; bir zamanlar güzel olan anılara yapılan haksızlık ve saygısızlık hangi durumda hoş görülebilir?
Sadece iki kişi arasında yaşanan ve sadece o iki kişiyi ilgilendiren özel anların ortaya saçılmasının herkes tarafından öğrenilmesinin kime ne faydası olabilir? Meraklı insanların, meraklı sorularına yanıt vermekden ve onların ağızlarına bir parmak bal çalmaktan başka ne işe yarayabilir ki?.
Üstelik hiçbir olay yapılan hakaret dolu suçlamalar ve özelin böylesine çirkin bir şekilde ortalığa çıkmasını haklı gösteremez. Elbette tüm bu olumsuzluklardan en çok nasibini alanlar, çocuklar ve ailenin diğer büyüklerini de hatırlamamk olamaz. Çünkü yaşları kaç olursa olsun, onların narin ruhlarını onarmanız; üzerinden yıllar geçse bile yaşadıkları travmanın izlerini silmeniz öylesine kola değildir.Çok zor hatta imkansızdır. Siz özelinizi ortaya atıp, anılarınızın üzerinden bıçaklar sapladıkça onların ruhlarını da bıçaklarsınız hiç bilmeden ve düşünmeden.Unutmayın onlar ikinizin çocukları ve ikinizin meyveleridir.
Oysa ki ne gerek var, böylesi çirkin ve yanlış açıklamalara. Adı üzerinde özel ve kişilere özeldir. Kimseleri ilgilendirmez, kimseleri ilgilendirmemeli, merak konusu yapılmamalıdır.Ve herkes elvedasına sahip çıkmalı ve milletin diline düşürmemelidir.. Arkasında aslanlar gibi durmasını bilmelidir.
Öte yandan sanıyor musunuz ki bu çirkin açıklamaları yapan, eşi ile yaşadığı özel ilişkileri açıkça anlatmakdan korkmayan kişiler mutlu olurlar ve istediklerini elde ederler? Tam tersine bir anlık öfkeyle, kızgınlıkla ve intikam hırsıyla karşısındakine acı çektirmke isteyenler önce çocuklarına ve kendilerine acı çekdirirler..
O nedenle ilişkilerde sevginin ve özellikle saygının büyük önemi vardır, çiftler birbirine sevgi ve saygı olmalıdır .ve yıllar içinde sevginin tadı, kokusu, rengi değişse bile saygı tam tersine daha da güçlü ve büyük olmalıdır. Diye düşünüyorum ilişkiyi korumak adına, başında ve sonrasında aynı kararlılıkla durmalıdır çiftler. Çünkü saygının olduğu yerde ayrılıklar yaşansa dahi böylesi çirkin öç almalar, böylesi incitmeler ve böylesi yaralanmalar olmaz.Nefret, kin gibi olumsuz düşünceler beyninizi kemirip karşımızdakine zarar vermeye kalkmayız. Duygularımz alabildiğine hassa olsa da sessiz kalmanın erdemlerin en büyüğü olduğu asla unutamayız; tarafların incinmemesi adına herkes elvedasına sahip çıkmasını bilmeli.Olmayacak evlilik oyununa körü körü devam etmek için diretmemeliyiz. Bağlı olduğumuz tüm ortak değerlere, anılara, sevginin yarattığı güzellikleri aynı saygıyla koruyarak başkalarına anlatmakdan kaçınmalyız.

Vesta Kelly’nin şu cümlesinde dediği gibi,
“ kar taneleri, doğadaki en kırılgan
şeylerdendir, ama bir araya geldiklerinde bakın neler
yapabiliyorlar?”
Önemli olan bu kırılmış ve hassas bir noktaya yoğunlaşmış duyguları birer çığ gibi büyütmemeliyiz. yığını haline Yaşadığımız güzel anıların, sımsıcak diyalogların hatırına karşımızdakileri üzmekden vazgeçmeliyiz.
Biten tüm ilişkilerde özelin ve saygının korunduğu bir dünyaya merhaba diyerek toparlanmalı ve Çocuklarımızın hatırına kötü geçen ne varsa unutmaya çalışmalıyız …
Siz siz olun kendinizi ve çocuklarınızı kimsenin üzmesine izin vermeyin.
Sevgi ve saygı ile kalın ...
Sevgi ve saygı ile kalın ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder