27 Mayıs 2014 Salı

DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

  Genç adam arabasına doğru yürüyordu.Uzun boylu ,ne zayıf ne şişmandı.Elindeki telefonla konuşmaya başladı:
-Hazır mısın seni aynı saatte ve yanı yerde bekleyeceğim.Ben birazdan çıkarım.Fazla geç kalmam.diyerek arabasına geldi.Onun sevdiği kırmızı güllerden bir demet aldı.Kuyumcuya uğrayıp melek resimli ufak ama o kadar şirin ve güzel bir  kolye de aldı.
Kadın sabahdan kalktı.Güzel bir duş alıp hazırlanmaya başlamışdı ki telefonla yani onunla konuşmuşdu.
Gözlerinden mutluluk okunuyordu.Kendine ve gözlerine yakışan mavi renkli ve hafif işlemeli ve taşlı elbiseyi giydi.Saçlarını topladı.Gözlerine hafif rimel çekti.Dudaklarına pembe ruj sürdü.Onu beklemeye başladı.Biliyordu.Hep aynı zamanda ve vaktinde gelirdi. Neredeyse onu hiç bekletmemişdi.bunca zaman ve sene..
  Kapının çalınışıyla düşüncelerinden kurtuldu.Evet o gelmiş kendisini bekliyordu.
  Genç adam elinde ki kırmızı gülleri uzattı:
-Kırmızı gülleri sevdiğimi unutmamışsın.Çok teşekkür ederim.dedi.Kıkırdayarak gülleri aldı.Üzerinde saçaklı ve güllerle işlemeli mavi bir şal vardı.Genç adam onun elinden tutarak arabaya kadar eşlik etti.
-Buyursunlar efendim,diyerek kapıyı ona açdı.
Yol boyunca birbirlerini ne kadar sevdiklerini ve çok özlediklerini anlatıp durdular.Daha sonra yemek yiyecekleri çok lüks bir restorana geldiler.Genç adam kadının elini tutuyor.Ona adeta yol gösteriyordu.Daha sonra beyaz ve kırmızı güllerle süslü bir masaya oturdular.Masa ve masadaki yemekler çok güzel gözüküyordu.
Kadın delikanlıya gülerek :
-Tüm hazırlıklar benim için mi diye sordu?Sonra karın sana kızmasın dedi.
-Tabii ki senin için sen herşeyin en iyisine ve güzeline layıksın diyerek kadının ellerini öpüyordu.
-Demek doğum günümü unutmamışsın?
-A aaaa sen benim hayatım,sen benim canımsın nasıl unutabilirim? Diyerek genç adam cevap verdi.
Genç kadın yatakdan kalktı,baktı ki eşi yok.Şaşırmışdı.Aramak istedi.Belki işi var çıkmışdır.diye fazla önemsemedi.Nasıl olsa eşi ona ve oğluna deliler gibi aşıkdı.Genç kadın Banyoya girdi.Hafif bir duş alarak kendine gelmeye çalışdı.Birden telefonu çaldı.Arayan arkadaşı İremdi.Kendi kendine :
Şimdi onunla konuşup moralimi bozamam dedi.İrem hep ona zarar verip kafasını karıştırırdı.Telefon susdu.Oğlunun odasına gitti.bakdı mışıl mışıl uyuyordu yaramaz.Ben kahvaltıyı hazırlayayım.Belki o zamana kadar uyanır.Diyerek odadan çıktı.Mutfağa kahvaltı hazırlamaya gitti.Çayı ocağa koydu.Kahvaltılıkları çıkardı ve masaya yerleştirmeye başlamışdı ki telefonu yeniden çalmaya başladı.Arayan yine İrem'di.Telefonu eline aldı.Açdı ve konuşmaya başladı.
-Günaydın İrem  dedi,
Karşıdanda günaydın dedi.
-Hayrola sabah sabah ?
-Ya canım nasıl söylücem bilemiyorum,ama sana da yalan söyleyemem.Senin Ünal'ı gördüm.Yanında bir kadınla Balkan lokantasına giriyordu.Seni uyarmak için ayardım.İstersen git .Kendi gözlerinle gör.
Aysun,Aysun iyi misin diyerek telefon kapandı.Genç kadın duydukları karşsında çok şaşırmışdı.Oğlu Hamza'yı uyandırdı.Mutfağa koşarak gitti .Çayın altını kapattı.Hemen çabuk hazırlandı.Oğlunun da giyimine yardım edip evden çantasını ve arabasının anahtarlarını alıp çıktılar.Yol boyunca genç kadın sinirinden nerdeyse ağlayacak gibiydi.Oğlu da ona kuşkuyla bakmaya başlamışdı.Çocuk:
-Anne,anne ne oldu yoksa babama mı bir şey oldu?Diyerek kadına şaşkınca bakınca kadın kendini toparladı.
-Hayır yok oğlum başım biraz ağrıyor.Diyerek düşüncelerinden kurtulmaya çalışdı.Restoranın önüne doğru gelince bir park yeri bulup arabasını genç kadın parketmişdi.
Genç adam elindeki hediye paketini vermek için kadına :
-Gözlerini yum eline aç dedi.
Kadın:
Biran naz yaparak:
-Neden diye sordu?
Gözlerini kapattı.
Elini açıyordu ki bir çığlık kopdu.
Genç adam şaşırmışdı.Karşısında eşi ve oğlu vardı.Genç kadın öfke ve kin doluydu.
-Bu ne demek oluyor, bu kadında kim ?diye sordu.
Genç adam :
-Sen burda olduğumu nerden öğrendin,hem burda ne arıyorsun?
-Bakıyorum ki rahatın ,bozuldu.Dedi genç kadın ,genç adama.
Kadın genç kadına :
-Evladım sen bizi yanlış anladın,ben Ünal'ın annesiyim ,deyince genç kadın ne yapacağını şaşıdı.
Kekeleyerk :
-Ünal bana annesinin öldüğünü söylemişdi.
-Kızım ben eşimden ayrılmışdım.Eşim oğlumu benden kaçırıp başka şehre yerleşdi.Ondan haber alamıyordum.Biliyorsun Ünal'ın babası 5 sene önce vefat etmeden önce bana herşeyi anlatan bir mektup yazıp onun yerini söyledi.Hatta onada mektup yazıp herşeyi anlatıp kendisini affetmesini istemiş.Ünal da sen öldü biliyor deyince biz de sene de bir gün sadece benim doğum günlerimdegörüşmeye başladık.Seni ve torunumu üzdüysem özür dilerim.Ben kalkayım.dedi.
Genç kadın :
-Asıl ben sizden özür dilerim.Doğum gününüzü mahvettiğim için, diyerek kadına sarıldı.
Genç kadın :
-Ünal'ın annesi benim de annem sayılır.Ne olursun bizimle yaşa diyerek kadının ellerini tuttu.Hep beraber kahvaltı etmek için sofraya iki kişilik kahvaltı menüsü da istediler.Ünal annesine aldığı hediyeyi verdi.Kadın torunun elinden tutarak masadan kalkı.Hepsini de çok mutluydu.
Kadın:
-Hayatımda aldığım en güzel doğum günü hediyesi bu ,diyerek birbirine sarıldılar.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder